Boşanma Avukatı,Boşanma Avukatları,Ankara Boşanma Avukatı,Ankara Boşanma Avukatları

Boşanma Çocukların Velayeti

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

E:2008/16125
K:2008/19678
T:11.11.2008

NAFAKA BORCU
OKUL MASRAFLARININ ÖDENMESİ
BORCUN İTFASI

Özet
Boşanma ilamında hüküm altına alınan iştirak nafakası yerine çocuğun okul masraflarının karşılanmış olması nafaka borcunun ödendiği anlamına gelmez.

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu isle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili tarafından Ankara 10. Aile Mahkemesi’nin 2005/296-379 sayılı 30.03.2005 karar ve 14.04.2006 kesinleşme tarihli karan dayanak yapılarak borçlu hakkında ilamlı takibe geçildiği ve adı geçene toplam 30.000,00-YTL birikmiş nafaka alacağının tahsili için icra emri gönderildiği tespit edilmiştir. Borçlu vekili takipten evvel nafaka borcunun tamamen ödendiği nedeni ile takibin iptali talebi İle İcra Mahkemesine başvurmuştur.
İlama bağlı alacaklar ile İlgili olarak başlatılan takibe itiraz edilmesi halinde, icranın geri bırakılması isteminin hangi belgelere dayalı olarak İleri sürülebileceği İİK’in 33 ve sonraki maddelerinde hükme bağlanmıştır.
Borçlu itfa itirazına dayanak olarak müşterek çocuğun eğitim öğretim giderleri için çeşitli eğitim kurumlarına yaptığı ödemelere ilişkin ödeme belgeleri sunmuştur. Sunulan Ödeme belgelerinin incelenmesinde, ödemelerin alacaklıya yapılmadığı gibi, nafaka borcu için yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklama içermediği ve bu nedenlerle İİK’in 33. maddesinde yer alan niteliği taşımadıkları saptanmıştır.
İlamda hüküm altına alınan iştirak nafakasının alacaklısı velayet hakkı kendisine verilen eş olup, takip dayanağı boşanma ilamında tastik edilen ve taraflar arasında düzenlenen boşanma protokolünde, iştirak nafakasının müşterek çocuğun okul masraflarının karşılanması için kabul edilmesi, alacaklıya Ödenmesi gereken iştirak nafakasının, borçlu tarafından alacaklının muvafakati olmadan eğitim kurumuna ödenmesi İİK’in 33.maddesine uygun bir itfa olarak kabul edilemez.
Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre yukarıdaki özelliği taşımayan ödemelerin “ahlaki bir borcun yerine getirilmesi niteliğinde olduğu” kabul edilmekte ve nafaka borcundan düşülemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
O halde, Mahkemece borçlunun itfa itirazının reddi yerine kabulü isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 11.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak:İstanbul Barosu Dergisi 2009/2