Boşanma Avukatı,Boşanma Avukatları,Ankara Boşanma Avukatı,Ankara Boşanma Avukatları

Boşanma Kocanın Soyadının Kullanılmaya Devam Edilmesi

T.C. YARGITAY 2. Hukuk Dairesi E:2008/18445 K:2009/5190 T:23.03.2009 BOŞANDIĞI KOCASININ SOYADINI KULLANMAYA İZİN VERİLMESİ Özet Mahkemece, davanın Medeni Kanunun 27. ve Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi hükümlerine dayanan bir soy isim tashihi davası olmayıp kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmaya izin davası olduğu ve bu davada aile mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 4721 s. Yasa m. 27,173 5490 s. Yasa m. 36 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı vekilinin Balıkesir Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, müvekkilinin eşinden boşandıktan sonra aldığı Sattı olan kızlık soyadını eski kocasının soyadı olan Arslanpay olarak değiştirmek istediğini, eski eşinin buna muvafakat ettiğini belirterek müvekkilinin soyadının düzeltilmesine karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabında düzenlenen 173. maddesinde “boşanma halinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hakimden bekarlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verir. Koca, koşulların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir” hükmü yer almaktadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinin birinci bendinde, 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 3/12/2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işlerin aile mahkemelerinde görülmesi öngörülmüştür. Mahkemece, davanın Medeni Kanunun 27. ve Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi hükümlerine dayanan bir soy isim tashihi davası olmayıp kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmaya izin davası olduğu ve bu davada aile mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 23/3/2009